Elif: Sence mutluluk, ulaşılması gereken bir hedef mi, yoksa bir yolculuğun kendisi mi?
Ozan: Bence bu, modern insanın temel ikilemlerinden biri. Hedef odaklı bir kültürde yaşadığımız için mutluluğu sürekli gelecekte bir yere erteliyoruz. "Şu olursa mutlu olacağım" gibi.
Elif: Katılıyorum. Oysa Antik Yunan filozoflarına baktığımızda, mutluluğu (eudaimonia) erdemli bir yaşam sürmenin bir sonucu olarak görüyorlar. Yani bir varış noktası değil, bir varoluş biçimi.
Ozan: Kesinlikle. Belki de sorun, mutluluğu haz ile karıştırmamızdır. Anlık hazlar peşinde koşarken, daha derin ve kalıcı bir tatmin duygusunu göz ardı ediyoruz.
Elif: Çok doğru bir tespit. Öyleyse, mutluluk belki de anlamlı bir yaşam sürme çabasının kendisidir. Zorluklarla mücadele ederken bile bir amaç uğruna hareket etmenin getirdiği o içsel tatmindir.