John: Türkiye'deki iş kültüründe en çok şaşırdığım şey, zaman kavramının esnekliği oldu.
Ayşe: Nasıl yani?
John: Mesela, Almanya'da bir toplantı saat 10:00'da ise, tam 10:00'da başlar. Burada ise 10:15'te başlaması normal karşılanabiliyor. Önce biraz çay içilip sohbet ediliyor.
Ayşe: Anladım. Bizde kişisel ilişkiler, işin kendisinden daha öncelikli olabiliyor. Önce bir güven ortamı yaratmak önemlidir. Bu yüzden o kısa sohbetler değerli görülür.
John: Bunu fark ettim. Batı kültüründe ise verimlilik ve zaman yönetimi daha ön plandadır. Her ikisinin de avantajları ve dezavantajları var sanırım.
Ayşe: Kesinlikle. Bizim kültürümüzde işler bazen yavaş ilerleyebilir ama insan ilişkileri daha sıcak ve güçlüdür. Sizin kültürünüzde ise her şey daha planlı ve organize ama belki biraz daha mesafeli.