Öğretmen: "Yabancı" romanında, Camus'nün ana karakter Meursault aracılığıyla absürt felsefesini nasıl işlediğini tartışalım.
Öğrenci: Bence Meursault, toplumun dayattığı anlamsız ritüellere ve beklentilere karşı kayıtsız kalarak bu absürdü somutlaştırıyor. Annesinin cenazesinde ağlamaması, buna en bariz örnek.
Öğretmen: Çok iyi bir nokta. Peki romanın ikinci bölümündeki mahkeme sahnesi neyi simgeliyor? Bu, sadece bir cinayet davası mıdır?
Öğrenci: Bence değil. Mahkeme, aslında toplumun kendisidir. Meursault, işlediği cinayetten çok, toplumun kurallarına uymadığı için yargılanıyor ve dışlanıyor. Samimiyetsizliği reddetmesi, onun en büyük suçu haline geliyor.
Öğretmen: Harika bir analiz. Romanın sonunda, evrenin "şefkatli kayıtsızlığına" kendini açması ise, absürdün kabulü ve bir tür isyankar özgürlüğe ulaşması olarak yorumlanabilir.