Readings
- Merhaba DünyaA1
- PazardaA1
- Okulda Bir GünA1
- Benim EvimA1
- Renkler ve EşyalarA1
- Türk KahvaltısıA1
- Vapur YolculuğuA1
- Bayram ZiyaretiA1
- Türk KahvesiA1
- Hasta OlmakA1
- Bir Pazar GünüA2
- Favori RestoranımA2
- Sinema MacerasıA2
- Alışveriş GünüA2
- Doğum Günü PartisiA2
- Kapadokya GezisiA2
- Menemen YapmakA2
- Kapalıçarşı'da PazarlıkA2
- İstanbul'un Sokak HayvanlarıA2
- Yeni Bir İşe BaşlamakA2
- İstanbul'da Bir GünB1
- Yeni Bir Hobi: FotoğrafçılıkB1
- Köy ZiyaretiB1
- Kayıp CüzdanB1
- Beklenmedik KarşılaşmaB1
- Çay KültürüB1
- Komşuluk İlişkileriB1
- Efes Antik Kenti'ne YolculukB1
- Bir Düğün HikayesiB1
- Ebru Sanatını ÖğrenmekB1
- Zorlu İş GörüşmesiB2
- Bir Kitap Eleştirisi: Saatleri Ayarlama EnstitüsüB2
- Kaçkarlar'da Doğa YürüyüşüB2
- Köy Okulunda GönüllülükB2
- Çağdaş Sanat GalerisindeB2
- Kentsel Dönüşüm TartışmasıB2
- Mimar Sinan ve EserleriB2
- Üniversite Sınavı MaratonuB2
- Bir Yazar Portresi: Yaşar KemalB2
- Boğaziçi'nin ÖnemiB2
- Teknoloji, Toplum ve MahremiyetC1
- Lale Devri'nin Yeniden YorumlanmasıC1
- Çevre Krizi ve Bireysel SorumlulukC1
- Sanatın Toplumsal İşleviC1
- Dil, Düşünce ve GerçeklikC1
- Anadolu'nun Eşsiz BiyoçeşitliliğiC1
- Beyin Göçü OlgusuC1
- Tarihi İpek Yolu ve Kültürel EtkileşimC1
- İstanbul ve 'Hüzün' KavramıC1
- TDK ve Dilde Sadeleşme HareketleriC1
Readings
Yakın zamanda okuduğum ve beni derinden etkileyen "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" adlı roman, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın şaheserlerinden biri olarak kabul ediliyor. İlk olarak 1954'te bir gazetede tefrika edilen, 1961'de ise kitap olarak yayımlanan roman, modernleşme sürecindeki Türk toplumunun yaşadığı kimlik bunalımını ironik ve alegorik bir dille ele alıyor.
Ana karakter Hayri İrdal'ın anıları üzerinden ilerleyen hikaye, okuyucuyu zaman, mekan ve kimlik kavramları üzerine düşünmeye sevk ediyor. Çocukluğunda Muvakkit Nuri Efendi'nin yanında saatlerle tanışan Hayri, yoksulluk ve talihsizliklerle dolu bir hayat sürerken bir gün Halit Ayarcı adında enerjik ve hırslı bir adamla karşılaşır. Halit Ayarcı'nın fikriyle kurulan enstitü, görünüşte şehirdeki saatleri ayarlamak gibi yararlı bir amaca hizmet eder; ancak zamanla yalnızca kendi varlığını sürdürmek için çalışan devasa bir kuruma dönüşür. Enstitü büyüdükçe, aslında hiçbir gerçek işlevi olmadığı daha da belirgin hale gelir.
Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri, absürt ile gerçeğin iç içe geçtiği anlatı yapısıdır. Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nün kendisi, aslında bürokrasinin, anlamsızlığın ve gelenek ile modernite arasındaki çatışmanın bir metaforudur. Kanımca Tanpınar modernleşmeye karşı çıkmıyor; aksine geçmişle bağını koparan ve Batı'yı yalnızca biçim olarak taklit eden bir anlayışı eleştiriyor. Okurken güldüğüm sahnelerin aslında ne kadar acı bir gerçeği yansıttığını ancak kitabı bitirdikten sonra fark ettim.
Tanpınar'ın kullandığı dil oldukça zengin ve şiirseldir. Uzun ve katmanlı cümleleri ilk başta okuru zorlasa da sayfalar ilerledikçe insan bu ritme alışıyor. Bazı bölümlerin gereğinden uzun olduğunu düşündüğüm halde, bunun eserin genel değerini azalttığını söyleyemem. Bu romanı lise yıllarımda okumuş olsaydım, ironisini bu kadar derinden kavrayamazdım diye düşünüyorum. Sonuç olarak, "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" sadece bir roman değil, aynı zamanda bir toplumun geçirdiği büyük dönüşümün felsefi bir sorgulamasıdır. Her okurun farklı anlamlar çıkarabileceği, katmanlı bir eserdir.
Vocabulary
- eleştiricritique, review
- şahesermasterpiece
- tefrika edilmekto be serialized (in a newspaper)
- kimlik bunalımıidentity crisis
- ironikironic
- alegorikallegorical
- sevk etmekto lead, to prompt (someone to do something)
- muvakkit(Ottoman) official timekeeper of a mosque
- anlatı yapısınarrative structure
- metaformetaphor
- kanımcain my opinion
- taklit etmekto imitate
- sorgulamaquestioning, inquiry
- katmanlımulti-layered
Comprehension Quiz
1. Romanda 'Saatleri Ayarlama Enstitüsü' neyi temsil etmektedir?
2. Roman hangi konu üzerine okuyucuyu düşünmeye sevk ediyor?
3. Romanın ana karakteri kimdir?
4. Roman okurlara ilk olarak nasıl ulaştı?
5. Eleştirmene göre Tanpınar romanda neyi eleştiriyor?